Dardanelspor’a Esnaftan Taraftar Desteği
31 January 2009 Yazan admin
Kategori Futbol, Spor Haberleri
TFF 2. Lig 1. Klasman Grubu takımlarından Çanakkale Dardanelspor’a, kriz söylemlerinin arttığı bugünlerde seyirci desteği sağlamayı hedefleyen esnaflar promosyonlu bilet satışı düzenlemeye başladı. Turkcell Çanakkale Ana Bayisi olan Gür-Tel İletişim Merkezi, maç için bir bilet alana, bir bilet ve yanında atkı veya şapka hediye edecek.
Kampanyanın başlangıcından itibaren iletişim merkezinde çalışan personelin Dardanelspor formasıyla hizmet vereceğini belirten firma sahibi Osman Gürel, “Çanakkale’yi temsil eden bir tane takım var. Başta biz esnaflar olarak takıma sahip çıkmalı, ardından da vatandaşları yönlendirmeliyiz. Dardanelspor’un aldığı her başarıyı Çanakkale’nin olarak görmek lazım. Dardanelspor, bu düşüncelerle başarılı sonuçlar alırken yanında taraftarlarını da görmek istiyor.” dedi.
Gürel, esnaf olarak 1 Şubat’ta başlayacak kampanyanın, iletişim merkezine gelip bir bilet alana, bir bilet ve yanında takımın atkı veya şapkasını da vereceklerini belirterek, ”Bu kampanyanın ilgi göreceğini düşünüyorum, çünkü kriz söylemlerinin, taraftarları maçlara gitmekten alıkoyduğunu görüyoruz. Bu kısır döngüyü ortadan kaldırmayı hedefliyoruz.” diye konuştu.
(CİHAN)
Davos kavgasına AB faturası
31 January 2009 Yazan admin
Kategori Ülke Gündemi
Türkiye Başbakanı Erdoğan’ın Davos’ta İsrail Cumhurbaşkanı Peres ile tartışması Almanya’da da geniş yankı yarattı. Alman siyasetçiler, İsrail karşıtlığının AB müzakere sürecinin askıya alınması gerektirdiğini söylediler.
Almanya’da iktidarın büyük ortaklarından Hristiyan Demokrat Birlik Partisi’nin Başkanlık Divanı üyesi, Federal Meclis milletvekillerinden Philipp Mißfelder, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail muhalifi çizgisinin Türkiye’nin Avrupa Birliği tam üyelik sürecini de olumsuz etkileyeceğini söyledi.

“Bild” gazetesinin konuyla ilgili sorularını yanıtlayan Philipp Mißfelder, “Erdoğan’ın İsrail düşmanı bir tavır ortaya koyduğunu, bu çizgisini sürdürmesi halinde Türkiye’nin AB üyeliği müzakerelerinin tamamen kesilmesi ya da askıya alınmasının gündeme gelebileceğini” belirtti.
“Seçilen kelimeler yakışmıyor”
Alman-İsrail Parlamenterler Grubu Başkanı, Yeşiller Partisi üyesi Jerzy Montag da Erdoğan’ı eleştiren Alman siyasetçiler arasında yer aldı.
Montag, “Bild” gazetesinde yer alan demecinde, Türkiye’nin Ortadoğu sorununa çözüm arayışında arabulucu konumuyla önemli bir rol oynadığına işaret ederek, “Erdoğan’ın Türkiye’yi çıkışlarıyla bu konumundan uzaklaştırması hiç de iyi olmayacaktır” yorumunda bulundu.
Alman Yeşiller Partisi’nden Jerzy Montag, “Davos’ta Erdoğan’ın seçtiği kelimeler, sorumlu ve arabulucu bir siyasete hiç yakışmıyor” dedi.
Tartışılan moderatör konuştu
31 January 2009 Yazan admin
Kategori Ülke Gündemi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Davos’ta, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres ile katıldığı Gazze konulu paneldeki tepkisinin, oturumu yöneten moderatöre olduğunu belirterek, “Herhangi bir şekilde ne İsrail halkını ne Cumhurbaşkanı Perez’i ne de Musevi halkını hedef aldım” demişti. Moderatör Ignatius, gelen tepkiler üzerine Akşam Gazetesi’nden Nagehan Alçı’ya kısa bir değerlendirmede bulundu.
İşte Ignatius’un açıklaması:
”Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan‘a saygısızlık etmek istemedim. Onun Ortadoğu’daki çalışmalarını takdir ediyorum. O akşam zaman yetmediği için üzgünüm. Diğer panelistlere de ikinci kez konuşma hakkı verecek yeterli vakit yoktu. Sık sık makalelerimde de yazdığım gibi Türkiye ve Başbakan Tayyip Erdoğan‘ın barış sürecindeki katkılarının özellikle önümüzdeki aylarda çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu çabalar üzerine yakın zamanda yazmak istiyorum.”
Yunanistan’dan Erdoğana Destek
30 January 2009 Yazan admin
Kategori Ülke Gündemi
Yunanistan devlet televizyonu da Erdoğan’ın gezegenimizde çok kişinin söylemek istediğini dile getirdiğini belirtti.
Yunan devlet televizyonu NET, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dün Davos’ta, “Gezegendeki çok kişinin söylemek istediklerini dile getirdiği” yorumunu yaptı.
Net, İsviçre’nin Davos kentinde dün yapılan panelde yaşananlara öğle haber bülteninde geniş yer verdi.
Oturuma ilişkin gelişmeleri Anadolu Ajansı’nı kaynak göstererek izleyicilerine aktaran NET, ayrıca İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Perez ve Başbakan Erdoğan’ın konuşmalarından bazı bölümlerini, görüntü eşliğinde yayımladı.
NET, yorumsuz olarak gelişmeleri aktardığı haberini, “Aslında Başbakan Erdoğan gezegenimizdeki çok kişinin söylemek istediklerini dile getirdi” ifadesiyle bitirdi.
İHA
Bilgisayar Virüsü Hava Limanını Felç Etti
30 January 2009 Yazan admin
Kategori Ülke Gündemi
Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminalinde “SITA CUTE” adlı uluslararası bir bilgisayar firması tarafından işletilen sisteme giren ve “Downadup” adı verilen “Networm” virüsü nedeniyle bilet check-in işlemleri ve bagaj barkodlanmasında sorun yaşandı.
Atatürk Havalimanı’nın işletici firması TAV tarafından yapılan açıklamada, Türkçe karşılığı “Ağa karışmış solucan” olarak tanımlanan “Downadup” adlı virüsün, bugün erken saatlerde Dış Hatlar Terminali’ndeki işlemlerde sorun yarattığı, bunun üzerine bilet ve bagaj işlemlerinin elle yapıldığı bildirildi.
Açıklamada, virüs nedeniyle 400′e yakın sistem merkezinde virüs temizlemesi yapıldığı ve işlemin devam ettiği ifade edilerek, “Bu problem nedeniyle SITA yetkililerinden alınan bilgiye göre SITA sistemlerinin kullanıldığı Los Angeles, Miami, Oslo, JFK, Orlando ve Bremen gibi önemli hava limanlarında sorun yaşanmıştır” denildi.
AA
Erdoğan Davosu Böyle Terk Etti
30 January 2009 Yazan admin
Kategori Ülke Gündemi
DAVOS - Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda bir ilk yaşandı. Başbakan Tayyip Erdoğan’la İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in katıldığı Gazze panelinde büyük gerilim çıktı. Son konuşmacısı Peres’in tanınan süreyi aşarak tam 25 dakika yaptığı konuşmada özel olarak kendisini hedef seçmesine sinirlenen Erdoğan “Sayın Peres sen benden yaşlısın. Sesin çok yüksek çıkıyor. Bu suçluluk psikolojisi. Siz öldürmeyi iyi bilirsiniz” diyerek paneli terk etti. Erdoğan, konuşma sürelerinde adil davranmayan moderatör David Ignatius’a da öfkelenip “Benim için Davos bitmiştir” dedi.
BM Genel Sekreteri Ban ki Mun ile Arap Birliği Genel Sekreri Emir Musa’nın yanı sıra Erdoğan ile Peres’in katıldığı toplantıda her katılımcıya 12’şer dakika tanınmışken, son konuşmacı Peres’in tam 25 dakika konuşmasına izin verilmesi fitili ateşledi. İkinci konuşmacı Erdoğan sözlerine “Durum tespitine Haziran 2008’den başlamak istiyorum. Bu dönemde sözlü ateşkes vardı. Süre bitince saldırı olmadı” diye başlayıp bu sürede Gazze’nin tecritte olduğunu anımsattı. Erdoğan, İsrail’in ablukayı kaldırması gerektiğini belirtirken, “Gazze’ye bir sandık domates sokmak İsrail iznine bağlı” deyip kendisinin de Ramallah’ta yarım saat bekletildiğini belirterek Peres’ten ‘izah’ istedi.
‘Bu nasıl bir füze ki ölen yok!’
Başbakan İsrail’in Filistin tarafından roketler atıldığı gerekçesini aktarırken, “Bu nasıl bir füzedir ki ölen yok. Ama bu süre içinde çok sayıda Gazzeli öldü” kıyası da yaptı. Ardından anti-Semitizmi ve İslama yönelik fobiyi ‘insanlık suçu’ gördüğünü anlatan Erdoğan, Türkiye’nin Ortadoğu’da barışın egemen olmasını istediğini vurguladı. İsrail Başbakanı Ehud Olmert ile görüşmelerine dair “Sayın Olmert’e şunu söyledim. Biz Hamas’ın elindeki esir askeri kurtarabiliriz. Madem demokrasiden yanayız, halkın iradesiyle seçilenleri saygıyla karşılamak zorundayız. Bu hükümetin bakanları, vekilleri sizin elinizde esir. Bunları bırakın dedik. Olmert, ‘Bırakırsak Mahmut Abbas kriz geçirir’ dedi” bilgisini verdi. Başbakan, “Hamas seçilmiş parti. Sadece Fetih’le barışı getiremezsiniz” uyarısı da yaptı.
‘Sorun İran’ın hâkimiyet isteği’
İkinci konuşmacı Musa 12 dakikalık süresini bitirince moderatör süresini aşmasına izin vermedi. Ve sıra Peres’e geldi. Peres özellikle sık sık sesini aşırı derecede yükseltip, Erdoğan’a yüklenerek şöyle çıkıştı: “Filistinliler ateşkesi kendileri bozdu. Erdoğan’la Olmert görüştüğünde operasyon kararı verilmemişti. Biz 15 bin İsrailli yerleşimciyi Gazze’den çıkardık. Buna rağmen neden roket atıyorlar. Gazze’ye abluka yoktu. 20 milyon dolar yatırım yaptık. Biz sadece İran’dan gelen roketleri almalarına izin vermedik. Tünelleri bunun için yaptılar. Hamas roket atmadan önce Gazze’de açlık yoktu. Bana kimse bu saldırının nedeni konusunda soru soramaz. Mısır’la Ürdün’le barış yaptık. Biz Filistinle’de barış istiyoruz. Binlerce insan İsrail’de sığınaklarda yaşıyor. İsrail 60 yaşında. 7 kez savaşıp, intifalarla mücadele eden ülke gördünüz mü?” Peres, Erdoğan dönüp, “Mübarek durumu sizden iyi biliyor. Abbas da öyle ve Hamas’ı suçluyor. Kimse Hamas roketlerine tepki vermedi. Sorun İran’ın Ortadoğu’da hâkimiyet kurmak istemesi. Siz roketler altında kalsanız tepkiniz ne olur?” diye sordu. Peres sözlerini “İsrail için çocuklarının geleceğini korumak çok önemli. Hamas çirkin bir diktatörlüktür. ” diye bitirdi.
‘Tevrat’ta ‘Öldürmeyeceksin’ der’
Moderatör, Peres’in ardından paneli ‘yemek vakti’ gerekçesiyle bitirmek istediğinde bu kez Erdoğan yanıt hakkı talep etti. Moderatörün itirazına rağmen “Bir dakika” diyen Başbakan, Peres’e dönerek, şöyle konuştu: “Sesin çok yüksek çıkıyor. Benden yaşlısın biliyorum ki sesinin benden çok yüksek çıkması suçluluk psikolojisinin gereğidir. Benim sesim bu kadar yüksek çıkmayacak. Bunu böyle bilesin. Öldürmeye gelince siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz. Plajlardaki çocukları nasıl öldürdüğünüz, nasıl vurduğunuzu çok iyi biliyorum. Ülkenizde başbakanlık yapmış iki kişinin önemli lafları vardır. Filistin’e, tankların üstünde girdiği zaman, ‘kendimi bir başka mutlu addediyorum’ diyen. İsimini de veririm.” dedi.
‘Alkış tutmak insanlık suçu’ Peres’in salonda alkışlanmasıyla ilgili, “Şu zulme alkış tutanları da kınıyorum. Çocukları öldürenleri alkışlamak insanlık suçudur” diyen Erdoğan, moderatörün yine müdahalesine uğrayınca “Sözümü kesmeyin” diyerek “Tevrat’ın 6. maddesi der ki ‘Öldürmeyeceksin’. Burada öldürme var” anımsatması yaptı. Erdoğan, biri Oxford Üniversitesi’nde profesör iki İsraillinin kendi ülkelerini eleştiren açıklamalarını okuyup Ignatius’a, “Sana da çok teşekkürler. Benim için de bundan böyle Davos bitmiştir” diyerek paneli terk etti.
Peres ağır işittiğinden bağırmış Başbakan daha sonra basın toplantısında moderatörü eleştirip “Herkese aynı dakikayı verirler saygı duyarım, aksi halde duymam. Böyle bir konuyu 35 dakikaya sıkıştıramazsınız. Barışa bile gölge düşürür” dedi. Erdoğan, bir gazeteci Peres’in ‘bağırdığını’ anımsatınca Erdoğan, “Suçun yoksa niçin bağırıyorsun” yorumu yaptı. Peres’in daha sonra Erdoğan’ı telefonla arayıp duyma sorunu yüzünden yüksek sesle konuştuğunu söylediği ve özür dileyip, “İşbirliğimiz sürecek” dediği kaydedildi. Organizatör Klaus Schwab “Erdoğan’ın Ortadoğu barışına inanılmaz katkılarını biliyoruz. Çok üzgünüm” dedi. (Dış Haberler)
KaraBiga:1 Bigaspor:4
26 January 2009 Yazan admin
Kategori Futbol, Spor Haberleri
Bigaspor Karabiga İçdaşspor engelini rahat geçti.
Lacivert-beyazlı takım deplasmanda oynadığı karşılaşmada rakibi karşısında zorlanmazken goller iki gol silahı Metin Yavaş ve Burak Ergezer’den geldi. Karşılaşmaya konuk Bigaspor hızlı başlayan taraf oldu. Henüz 1. dakikada Metin Yavaş’ın golü ile 1-0 öne geçen Bigaspor bu golden sonra oyunun kontrolunu tamamen eline alan taraf oldu. 12. dakikada Hüseyin Aydoğdu’nun ortasına mükemmel kafa vuran Metin Yavaş skoru 2-0 yapan golü atan isim oldu. İlk yarının son dakikalarında gelişen Karabiga İçdaşspor atağında İbrahim’in sağ kanattan yaptığı ortaya kafayı vuran Emre Tiren skoru 2-1 yaparken devre bu skorla sona erdi. Karşılaşmanın ikinci yarısına da golle başlayan taraf Bigaspor oldu. Ceza sahası içinde topla buluşan Burak Ergezer’in sert vuruşunda meşin yuvarlak bir kez daha filelerle buluştu. Karşılaşmanın sonlarına doğru Burak Ergezer bir gol daha atarak skoru 4-1 yaparak karşılaşmanın skorunu belirleyen isim oldu.
Tahliye Öncesi
26 January 2009 Yazan admin
Kategori Kara Savaşları, Tahliye Öncesi, Çanakkale Savaşları
Tahliye öncesi harekatları
Kayacıkağılı Muharebesi
26 January 2009 Yazan admin
Kategori Kara Savaşları, Kayacıkağılı Muharebesi, Çanakkale Savaşları
KAYACIKAĞILI MUHAREBESİ
II. Anafartalar Muharebesi planı içerisinde de olan ve stratejik açıdan önemli bir nokta olan Kayacıkağılı bölgesi için bir harekat daha düşünülür. Bu bölgede 7. Türk Tümeni konuşlanmıştı. Kayacıkağılı’nın (Hill 60) önemi; Anzac ve İngiliz hatlarının bağlantı noktasında olması ve Türk hatlarının rahatlıkla görülebilmesiydi. General Cox Anzac Kolordusunun güneyinde bulunmaktaydı. Elinde bulunan 29. Hint Tugayı, 4. Avustralya Tugayı, Yeni Zelanda Askerlerinden oluşan iki alay, 29. Tugay’dan ve 40. İngiliz Tugayından birer taburlarla birlikte Bombatepe’ye saldıracaktı. Buradaki taarruz emrine 5. Avustralya Tugayı’da verilir.
27 Ağustos günü 15.30’da donanma topçusunun başlamasıyla birlikte 7. Tümen mevzisi içerisinde olan Kayacıkağılı bölgesine saldırı gerçekleştirilir. Bombardımanın arkasından karma düşman askerleri taarruza geçer.
Özellikle 21. Alay bölgesinde gerçekleşen muharebe 21. Alay’ı sarsmıştır. Bombatepe’nin güneybatısındaki mevziler elimizden çıkar. Kritik bir durum ortaya çıkmaya başlar. Fakat bu durum 33. Alay ve sonradan gelen 17. Alay askerlerinin yetişmesiyle atlatılır. Hattın sağında bulunan Avustralyalı askerler, Kayacıkdere vadisinden ve 100 rakımlı tepeden yapılan yoğun ateş karşısında 500’e yakın askerini kaybeder. Türk askerleri de yoğun topçu ateşi karşısında fazla ilerleyemezler. Her iki tarafta ellerinde bulunan yerleri tahkim etmeye başlar. Bu muharebe sonunda müttefiklerin kaybı 1100, Türklerin kaybı ise 679 kişidir.
Kayacıkağılı (Bombatepe) Muharebesi küçük çaplı çarpışmalar dışında yapılan son büyük çarpışmaydı. Bu demek oluyor ki; Türkler zafere bir adım daha yaklaştı. Bombatepe muharebesiyle düşman askerleri daha farklı planlara yöneleceklerdi.
Anafartalar Muharebeleri
26 January 2009 Yazan admin
Kategori Anafartalar Muharebeleri, Kara Savaşları, Çanakkale Savaşları
ANAFARTALAR MUHAREBELERİ
17 Ağustos’tan 21 Ağustos’a kadar geçen süre zarfında Anafartalar Bölgesi’nde 12. Tümen cephesinde önemsenecek bir harekat görülmedi. Bu zaman içerisinde Türk birlikleri ön hatların tahkimatını güçlendirdi, irtibat hendekleri yapmayla uğraştılar. Kıtalar arasındaki dağınıklıklar düzenlendi. Ayrıca topçu desteğinin arttırılması için Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanlığı’ndan ağır bataryaların getirtilmesi çalışmaları başlanmıştı.
Ian Hamilton planından vazgeçmemişti. 9. Kolordu Komutanı ile yapmış olduğu görüşmenin ardından 21 Ağustos’ta yapılacak olan saldırı planlanır.
Bu plana göre; 1. Tümen İsmailoğlu Tepesi’nin doğusuna, 29. Tümen Yusufçuk Tepesi’ne saldıracaktı. Bu tepelerin ele geçirilmesiyle 10. Tümen İbrikçi’ye hareket ettirilecekti. 53. Tümen ile 54. Tümen Sülecik ile Kireçtepe arasında saldırıya geçecekti. 2. Atlı Tümen’inden bir Tugay yedekte tutularak, gereğine göre kullanılacaktı. Saldırının hedefi Kavaktepe idi. Yarım saatlik bir topçu ateşiyle 15.00’te saldırı başlayacaktı. Anzac Kolordusu ise Kayacıkağılı bölgesinden harekata geçecekti.
Mustafa Kemal bir gün öncesinden 12. Tümen cephesine hareket eder. İsmailoğlu ile Kayacıkağılı doğrultusunda cephenin yarılabileceğini düşündüğü için, 4. Tümen’den 33. Alayı, 7. Tümen’in sağ kanadına yaklaştırır. Ayrıca 9. Tümen’i de cepheye katmayı düşünür.
Mustafa Kemal düzenlemeleri yaptıktan sonra karargahına döner. Liman Paşa’nın orada olduğunu görür. Yaptığı düzenlemeleri Ordu Komutanına anlatır ve onayını alır.
21 Ağustos günü hazırlanan plan uygulamaya dökülür. Saat 14.30’da 9. Kolordu çeşitli çap ve cinste toplarıyla 12. ve 7. Tümen bölgesine yoğun top atışına başlar. Bu bombardımana bir zırhlı, üç kruvazör ve Anzac Kolordusunun topları da katılır. Hal böyle olunca yerden yükselen toz dumanı bulutuna yanan çalıların dumanı da katılarak ortalığı cehenneme çevirirler.
Anzac ve İngiliz askerleri taarruza başlarlar. Taarruza yeni başlamalarına rağmen birçok askerlerini yitirirler. Düşman askerlerinin saldırı esnasında fazla zayiat verme sebeplerinden birisi de, arazide bulunan fundalıkların alev almasıydı. Buna Türk askerinin topçu desteği de eklenince taarruzun bölünmesine neden oldu. Bu arada telefon tellerinin sıcaktan dolayı kavrulması ve birbirine yapışmasıyla haberleşmeler kopmuştu. Yine güneyde 11. Tümen hattına taarruz eden askerlerde bazı engellerle karşılaşmışlardı. İsmailoğlu Tepelerinin eteklerine doğru hendeklerin ve su kanallarının bulunduğu noktalardan taarruza kalkışmışlardı. Türklerin de savunma için güçlü yerleri seçmelerinden dolayı Anzac Taburları da kısa zamanda dağılmışlardı.
Tuğgeneral Cox Komutasında, Anzac Kolordusu’ndan alınan karma tugaya Bombatepe’yi almaları emredildi. 500 kadar Avustralyalı askerle yapılan taarruz, Kayacıkdere Vadisi’nden yapılan yan ateşle durduruldu ve düşman askerlerinin hepsi öldürüldü. Bombatepe’nin altında bulunan İrlandalı ve Yeni Zelandalı askerlerin durumu ise çok vahimdi. Türkler buraya gece boyunca el bombası atıp, süngü hücumuna kalktılar. Hamilton’un Bombatepe konusunda ısrarca davranmasının sebebi ise; bu bölge Arıburnu ile 9. İngiliz Kolordusu’nun bağlantı noktasıydı. Ayrıca Azmakdere Vadisi’nden Türk hatlarına kadar olan görüşü sağlıyordu. II. Anafartalar Muharebesi olarak adlandırılan 21 Ağustos Muharebeleri İngilizler için bir hayal kırıklığı daha yaratmıştı. Saldırıya geçen İngiliz kuvveti dört tümenden oluşuyordu. Buna rağmen karşılarında kendilerinden sayıca çok az olan 12. Tümen yer almaktaydı. Bu taarruzlar sonucunda 5.000 ölü, 9.000 yaralı vererek zayiat sayıları 14.000’e ulaşmıştı.
Yine bu muharebelerde de komutanlık niteliğini ortaya koyan Mustafa Kemal 21 Ağustos Muharebeleri hakkında şunları söyleyecektir:”21 Ağustos 1915’te düşmanın en az biri taze olmak üzere üç tümen ile yaptığı taarruz neticesinde beş bin ölü ve bir buçuk misli yaralıya karşılık, yalnız 7. Tümen cephesinde 40–50 metrelik bir siper hattına girmeye muvaffak olmuştur. Buna karşılık zayiatımız iki bin beş yüz miktarındadır. Düşmanın maksadı, Kayacıkağılı, İsmailoğlu Tepeleri’ni, Yusufçuk Tepesi’ni zapt ederek grubun cephesini yarmak ve bu hat içinden doğuya ilerlemekti. Düşman büyük bir azimle ve çok inatçı taarruzlar yaptı. İngiliz asilzadelerinden oluşan süvari alayını bu uğurda feda etti. Düşmanın en kalabalık bir şekilde hücumlar yaptığı cephe, 12. Tümen cephesiydi. Bu tümen kıtaları ve bilhassa 34. Alay ile bunu süratle yetişerek tam zamanında takviye eden 9. Tümen’in 64. Alay’ının kısımları, yaya süvari tümeninin son inatla yaptığı hücumları göğüs göğse, süngü süngüye karşılayarak imha etmiş ve başarı neticesini göstermişlerdi.”



